
Soya yetiştiriciliğinde yüksek verim ve kaliteli ürün elde etmek; doğru toprak seçimi, uygun ekim zamanı ve sıklığı, dengeli gübreleme, zamanında sulama ve etkili hastalık-zararlı mücadelesiyle doğrudan ilişkilidir. Üretim sürecinde yapılacak doğru uygulamalar, bitkinin gelişimini desteklerken verim kayıplarının önüne geçilmesine yardımcı olur.
Toprak Seçimi ve Toprak Özellikleri
Soya, toprak seçiciliği yüksek olmayan bir bitki olmakla birlikte kumlu-tınlı ve organik madde bakımından zengin topraklarda daha iyi gelişim gösterir. Çok kireçli topraklarda ise soya ekimi önerilmez.
Özellikle gelişmenin ilk dönemlerinde ve çiçeklenme öncesinde, pH değeri yüksek topraklarda yapraklarda renk açılması görülebilir. Bu durum çoğunlukla demir noksanlığından kaynaklanır. Kireç oranının yüksek olduğu topraklarda ortaya çıkan bu sorunun azaltılması için çapalama yapılabilir ve noksanlığın şiddetine göre uygun yaprak gübreleriyle demir uygulaması gerçekleştirilebilir.
İkinci Ürün Soya Ekiminde Toprak Hazırlığı
İkinci ürün soya yetiştiriciliğinde ekim hazırlığı yapılırken uygulama sırası önemlidir:
Sulama → Toprak İşleme → Ekim
Önce ekim yapılıp ardından sulama yapılması, çıkışların olumsuz etkilenmesine ve tohuma uygulanan yararlı bakterilerin zarar görmesine neden olabilir.
Ekim Sıklığı ve Tohum Miktarı
Soyada hedeflenen bitki sıklığı, ekim zamanına göre ayarlanmalıdır. Zamanında yapılan ekimlerde dekarda yaklaşık 40.000–45.000, geciken ekimlerde ise 45.000–50.000 bitki hedeflenmelidir.
Kullanılacak tohum miktarının belirlenmesinde çeşidin bin tane ağırlığı ve çimlenme kapasitesi mutlaka dikkate alınmalıdır.
- Bin tane ağırlığı 190–220 g olan iri taneli çeşitlerde: 10–12 kg/da
- Bin tane ağırlığı 150–180 g olan daha küçük taneli çeşitlerde: 8–9 kg/da
Dekara yaklaşık 10–12 kg tohum kullanılmasının hedeflendiği ekimlerde, uygun koşullarda 110 delikli ekim plakası kullanılabilir. Bununla birlikte nihai ekim ayarının tohum iriliği, çimlenme oranı, ekim makinesi ve hedef bitki sıklığına göre yapılması önemlidir.
Sertifikalı Tohum Kullanımı
Soya üretiminde sertifikalı tohum kullanımına yönelik desteklerden yararlanma koşulları, ilgili üretim yılına ait güncel mevzuat ve destekleme esaslarına göre değerlendirilmelidir. Üreticilerin ekim öncesinde güncel destek şartlarını kontrol etmeleri önerilir.
“Soya eken üreticilere sertifikalı tohum kullanım desteği yapılmaktadır. Tohum desteği alınabilmesi için sertifikalı tohum kullanımı zorunludur.”
Bakteri Aşılaması
Soya, köklerinde oluşturduğu nodüller sayesinde atmosferik azottan yararlanabilen önemli bir baklagil bitkisidir. Bu nedenle özellikle uygun bakterinin bulunmadığı veya soyanın ilk kez yetiştirildiği alanlarda tohumların ekim öncesinde uygun Rhizobium bakterisi ile aşılanması önem taşır.
Aşılama işleminin doğru yapılması, sağlıklı nodül oluşumunu ve bitkinin azottan daha etkin yararlanmasını destekler.
Gübreleme
Soyada kullanılacak gübre miktarına mümkün olduğunca toprak ve yaprak analizlerinin sonuçlarına göre karar verilmelidir.
Genel bir yaklaşım olarak dekara yaklaşık:
5–6 kg saf azot (N)
5–6 kg saf fosfor (P)
uygulanabilir.
Bakteri aşılamasının yapılmadığı, başarısız olduğu veya köklerde yeterli nodül oluşmadığı durumlarda bitkinin azot ihtiyacı yeniden değerlendirilmelidir. Gerektiğinde sulama öncesinde dekara 5–6 kg saf azot sağlayacak şekilde ilave gübreleme yapılabilir.
Sulama

Soyada özellikle ilk sulamanın zamanı bitkinin gelişimi açısından önemlidir. İlk sulamanın çiçeklenme başlamadan önce ve bitkilerin yaklaşık 10–12 cm boya ulaştığı dönemde yapılması önerilir.
İlk sulamanın geciktirilmesi;
bitki boyunun kısa kalmasına, ilk baklaların toprağa daha yakın oluşmasına ve dolayısıyla hasat sırasında kayıpların artmasına neden olabilir.
Sonraki sulamalar ise bitkinin gelişme dönemi, toprak yapısı ve hava koşulları dikkate alınarak planlanmalıdır.
Yabancı Ot Mücadelesi
Soya bitkisi özellikle ilk gelişme dönemlerinde, V1–V3 evreleri arasında, yabancı ot rekabetine karşı hassastır.
Bu dönemde yabancı otların kontrol altında tutulması bitkinin su, besin elementi ve güneş ışığından daha etkin yararlanmasını sağlar. Uygun koşullarda gerçekleştirilecek ara çapası, yabancı ot mücadelesinde etkili kültürel yöntemlerden biridir.
Hastalık ve Zararlılarla Mücadele
Soya üretiminde hastalık ve zararlıların düzenli olarak takip edilmesi, olası verim kayıplarının önlenmesi açısından önemlidir.
Yaprak hastalıklarına karşı mücadelede özellikle R1–R3 gelişme dönemleri yakından izlenmeli; hastalık riski, tarla gözlemleri ve teknik tavsiyeler doğrultusunda gerektiğinde ruhsatlı fungusit uygulamalarına başvurulmalıdır.

Soya üretim alanlarında karşılaşılabilen önemli zararlılar arasında:
Beyazsinek, kırmızı örümcek ve pis kokulu yeşil böcek yer almaktadır.
Kimyasal mücadeleye karar verilirken zararlı yoğunluğu ve ekonomik zarar eşiği dikkate alınmalı; yalnızca soya bitkisinde kullanımına izin verilen güncel ruhsatlı bitki koruma ürünleri, etiket bilgileri ve teknik tavsiyeler doğrultusunda kullanılmalıdır.
Hasat Zamanı
Soyada doğru hasat zamanı, tane kayıplarının azaltılması ve ürün kalitesinin korunması açısından kritik öneme sahiptir.
Yaprakların dökülmesinden yaklaşık 4–5 gün sonra, bitki R8 (tam olgunluk) dönemine ulaştığında ve tane nemi uygun seviyeye geldiğinde hasada başlanabilir.
Tane neminin aşırı düşmesi durumunda baklaların çatlama ve tanelerin dökülme riski artar. Bu nedenle hasat zamanının geciktirilmemesi gerekir.
Başarılı Soya Üretiminin Temeli
Soya yetiştiriciliğinde başarı tek bir uygulamaya değil; doğru çeşit ve sertifikalı tohum seçimi, uygun ekim sıklığı, başarılı bakteri aşılaması, dengeli besleme, zamanında sulama ve düzenli tarla takibinin birlikte yürütülmesine bağlıdır.
Üretim boyunca bitkinin gelişme dönemlerinin takip edilmesi ve uygulamaların tarla koşullarına göre planlanması, yüksek verim ve kaliteli ürün elde edilmesinde önemli rol oynar.
Prof. Dr. Cafer MART – 04.09.2026